İŞİMDEN NEFRET EDİYORUM

Ekonomik durumu iyi olmasına rağmen, terapide birlikte çalıştığım birçok insan kaygı, depresyon ve güçsüzlük duyguları ile uğraşıyor. Sıkışmış hissediyorlar ve daha doyurucu seçenekler aramak için hiçbir yol bulamıyorlar. Çoğumuzun kendimizi (ve çoğunlukla ailelerimizi) desteklemek için para kazanması gerekiyor. Bu nedenle durum sadece kendini tatmin etmekle sınırlı kalmıyor. Mali güvenlik ihtiyacı, hayatın diğer seçeneklerini seçmemizde ne kadar etkili oluyor? Ekonomik başarıya sahip olanlar can sıkıcı kariyer yollarında yaptıkları seçimlerden memnun oluyorlar mı? Ekonomik güvencenin olması insanda kaygı oluşumunu engellemeye yeter mi?

Birkaç yıldır, prestijli bir hukuk firmasında avukatlık yapan Erdi ile çalışıyordum. İşi için çok fazla zaman ve enerji harcaması gerekiyordu. Eşi ile çocuk yapmaktan bahsederken, ne kadar çok kariyerini değiştirmek istediğinden ancak böylesine kârlı bir maaştan vazgeçmek konusunda endişeler yaşadığını anlatıyor:

"İşimden nefret ediyorum. Hukuk seçtiğim için çok üzgünüm ama sağlam bir meslek seçimi gibi görünüyordu ve bu mesleği seçerken kendime ya da aileme destek vermek konusunda asla kaygı yaşamayacağımı biliyordum. Babam gibi çabalamak istemiyordum. Hep işini kaybetmekten endişelenirdi ve çok çalışmak zorundaydı. "

Erdi'ye kendisinin başka kariyer seçenekleri varken hukuku seçmesine neyin neden sormuştum.

"Lisedeyken davulcu olmak isterdim. Bir grubumuz vardı ve aklımda hep vardı. Ancak ailemin her zaman parayla ilgili ne kadar perişan ve endişeli olduğunu düşündükçe müzik ile ilgili bir kariyer edinmek istemedim. Avukat olmanın iyi para getireceğini düşündüm. Her zaman paradan endişe duyardım ve başkalarından para istemek zorunda kaldığımı düşünmek beni kaygılandırırdı. Ancak çok çalışıp iyi para kazanmanın beni bu kadar kötü hissettireceğini hiç düşünmemiştim. Sadece ne yapacağımı bilemiyorum."

İş değiştirmeyi düşünüp düşünmediğini sordum.

"Para kazanmam lazım" dedi. "Özellikle çocuk sahibi olduğumda eşime ekstradan sorumluluk ve endişe yüklemek istemem. Özellikle çocuklarımı hayal kırıklığına uğratmak ya da babam için hissettiklerimi çocuklarımın benim için hissetmesini istemiyorum. Sanırım, ailemi üzmek istemiyorum. İyi para kazanamazsam ne yaparım bilmiyorum" dedi.

" Kariyerini gerçekten değiştirmesen bile kendini hiç başka işler yaparken hayal etmiyor musun? "

Erdi omuz silkti; rahatsız görünüyordu. "Ne anlamı var ki?" dedi. "Hayal kurmanın nesi iyi? Ailem bir yana, iyi para kazanmazsam kendimi güvende hissedeceğimi sanmıyorum. "

Oturumlarımda Erdi, mutsuzluk ve depresyondan bahsetti: "Sabahları işe gitmekten nefret ediyorum. Herkesten rahatsız oluyorum ve duvara çarpmışım gibi hissediyorum. Bazen işi bırakıp kendi avukatlık büromu açmayı düşünüyorum. Ama başarısız olursam diye korkuyorum Ne yapmam gerekiyor?"

Oturumlarımızdan birinde Erdi'ye finansal konuları dert etmediği bir dünyada kendini ne yaparken hayal edersin diye sordum:

" Kendimi iyi bir müzisyen olarak resmedebilirim. Ama bu çok aptalca. "

" Bence maddi olarak güvende hissedersem, genel olarak daha az endişeli hissediyorum. Mali açıdan başarılı hissettiğimde kendim hakkında daha iyi hissediyorum. "

Sosyalleşmeyi seven biri değilim. Genellikle eşimin arkadaşları ile görüşürüz. Böyle ortamlarda kendime her zaman onların beni prestijli ve başarılı bir avukat olarak gördüklerini, onlar kadar iyi olduğumu hatırlatırım. “

Erdi, endişelerini iyi para ödenen prestijli bir işi olduğu sürece yaşamanın zorluklarından kaçınabileceğine inanarak yönetiyor. Benlik saygısı ve kendine güveniyle ilgili konuşmak, pek çok güvensizliğini örtmek için finansal güvenlik fikrini nasıl kullandığına dair farkındalığını artırdı. Örneğin, maddi kaygılara odaklanarak bir baba olmanın korkularını nasıl üstünü örttüğünü keşfetti. Eşini sadece finansal olarak değil, romantik ve cinsel açıdan da hayal kırıklığına uğrattığına dair endişelerini dile getirdi.

Erdi, avukat olmanın kendini iyi hissetmenin tek yol olmayabileceğini düşünmeye başladı. Hobileri, sevmediği, yetenekleri ve arzuları üzerinde hala çalışıyoruz. Müzik ile daha çok ilgileniyor -bir müzik öğretmeni olmak için değil, ama eğlenmek ve kendisini iyi hissettirdiği için. İlgi alanlarını genişletmeye çalışıyor. Kendisi ve eşi ile çocuk sahibi olma konusunda daha ciddi konuşuyorlar. Erdi seanslarımızın birinde bana şöyle dedi: "Sanırım baba olmaya hazırım. Avukatlığa devam etsem bile çocuğum için her şey olabilirim. Kariyerimde ne yaparsam yapayım onunla birlikte farklı şeyler yapabiliriz. Kat edecek daha çok yol var ancak kendimi bu yolda daha az stresli ve daha az endişeli hissediyorum.

" Aptalca olan nedir?" diye sordum.

"Eh, ben hala davul ve gitar çalıyorum, ama bu para kazandıran gerçek bir iş olamaz."

"Müzik ile uğraşabileceğin gerçek bir iş ne olurdu?" diye sordum.

"Müzik öğretmenliği olabilir ancak asla yeterince para kazandırmaz. Bir aileyi öğretmen maaşı ile nasıl geçindirebilirim? Avukatlık mesleğimden vazgeçip bir öğretmen olsaydım ailemin en kötü kabusu olurdu. Onlara kaygı dolu bir hayat sunsaydım çok suçlu hissederdim "dedi.

Erdi'ye " Çok para kazanmaya gerek duymadan daha az endişeli hissetmene yardımcı olabilecek bir yöntemin olup olmadığını görmek için terapiyi denemek ister misin?" diye sordum. Kendisine kariyer değişikliği konusunda baskı yapmayacağımı, sadece kendisini sıkışmış ve endişeli hissettiren düşünceleri nasıl geliştirdiğini anlamak için çalışacağımızı söyledim.

Biraz isteksizce, Erdi küçüklüğünden beri yaşadığı maddi yoksunluk deneyimlerini anlatmaya başladı. "Hatırladığım şeylerden biri babamın sürekli sıkıntıda olduğu. Maddi zorluklardan dolayı kampa gidememiş olsam da tatile gidebildik, yeterince güzel bir evde yaşadık. Büyük bir arabamız yoktu, ancak bu durumdan hiçbir zaman utanmadım. Çocukluğum ne kadar iyi geçmiş olsa da annem ve babamın her zaman harcamalar konusunda stresli olduklarına şahit olduğumu hatırlıyorum. "

"Yani maddi olarak yeterince kazanamama hakkındaki endişelerin aslında ailenin kaygılarıyla bağlantılı olduğunu söylüyorsun” dedim.

"Evet! Çok doğru. Hiç bu şekilde düşünmemiştim. Sanki bu tür konular için kafa yoranın, endişelen kişinin kendim olması onların daha az endişelenmelerini sağlayacaktı. "

Konuşmaya devam ederken Erdi, ailesinin ekonomik mücadelesi olsa da, ekonomik kaygılarının büyük kısmının ailesinin dünya ile endişeli bir ilişki kurmasından kaynaklandığını fark ediyor. Anne ve babası hakkında konuşurken onları para konusunda endişeli olarak değil, direkt endişeli insanlar olarak tanımladı.“

Referans: http://bit.ly/2tI7uxV